Cenevredeki Kıbrıs zirvesine ilişkin Çavuşoğlu ve Tatardan…

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Cenevre’deki 5+1 gayri resmi Kıbrıs konferansının ardından açıklamalarda bulunmuş, ‘Kıbrıs sorunun çözümü için resmi görüşmelerin başlaması için yeterli ortak zemin bulamadık’ ifadesini kullanmıştı.

Kıbrıs Konusundaki Gayrıresmi 5+BM Toplantısı Sonrası Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ortak basın toplantısı düzenleyerek alınan kararları değerlendirdi.

Kritik Kıbrıs zirvesi sona erdi Guterres: Ortak zemin bulamadık, vazgeçmeyeceğizKritik Kıbrıs zirvesi sona erdi! Guterres: Ortak zemin bulamadık, vazgeçmeyeceğiz

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, konuyla ilgili olarak düzenlenen basın toplantısında şu ifadeleri kullandı:

“AB sıkıntısı doğmuştur çünkü haksız yere AB’ye alınmışlardır. Bütün bunlar aleyhimize gelişti, artık bu oyunun kurallarının değişmesini gerekir. Kendilerine ifade ettim, Mevlüt Çavuşoğlu da bize orada destek vermiştir. Bizlerin ne kadar haklı, sunduğumuz önerileri de herkes görmüş oldu.

Bu toplantının olabilmesi, bizim bunları söyleyebilmemiz de önemlidir. Gelinen pozisyonlarda, bizim burada sormamız gereken ortak zemin var mı yok mu? Bir anlaşmaya varmadan bir müzakere sürecine geçiliyormuş gibi bir şeye bizim onayımızın olmadığını söyledik. Biz tavrımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Kıbrıs Rum tarafının açık açık dediği, adamların amacı şu andaki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devamı, anayasal değişiklikle Kıbrıs Türklerinin kendilerine bağlanmaları ve AB üyeliğinden faydalanması.

Tek egemenliğe yama olmamızı kimse bekleyemez. Biz başladığımız noktadayız. Uluslararası statümüzün kabulüyle ancak anlaşma için masaya oturabileceğimizi söyledik. Kıbrıs ne eski Kıbrıs’tır, ne de Doğu Akdeniz eski Doğu Akdeniz’dir. Kıbrıs Türk halkına bir umut doğduğunu görüyorum.

Dünyanın adaletinin, insan haklarını savunan büyük ülkelerin bu işin doğrultulmasını ve bizlere hakların verilmesiyle bir anlaşmanın hayırlara vesile olabileceğini ifade ettik. Bu saatten sonra biraz onlara kalmıştır.

‘GÖZÜNÜN İÇİNE BAKA BAKA SÖYLEDİM’

Özü itibariyle, değerli kamuoyu Kıbrıs Rum tarafının dediği, açık açık demiştir. Adamların amacı şu anki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devamı ancak bir anlaşma kendilerinin istediği gibi olabilecekse anayasal değişiklikle Kıbrıs Türklerinin şu andaki mevcut Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yama edilmeleri ve AB içerisinde onun nimetlerinden faydalanmamız. Haliyle Türkiye ile bağlarını koparması gibi bizi süreçlere süreceklerini düşünüyorlarsa herhalde Türk tarafı böyle bir oyuna gelmeyecektir.

Kıbrıs’ta eğer 60’larda yaşanan ki İngiltere Dışişleri Bakanı’nın gözünün içine baka baka da söyledim, 60 öncesi tartışmaları da hepimiz biliyoruz, İngiltere de çok iyi biliyor. Ama 1960’larda o zamanın şartlarında ancak bu şekilde fonksiyonel federasyon öngörülmüştü. Ancak 3 yıl sürebildi. 3 yıldan sonra Kıbrıslı Türkler dışarı atıldılar, havada kaldılar. 60 yıl sonra yapılan çalışmalar, ambargolar, kısıtlamalar sonrasında bir devlet kurduk. Bizden kimse bunu terk etmemizi, tek egemenlik, üniterlik sisteme yama olmamızı bekleyemez.”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise konuyla ilgili şunları söyledi:

“Sayın Tatar’ın da dediği gibi 2 günlük gayri resmi 5+BM toplantısı tamamlandı. BM Genel Sekreteri hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı anlayışıyla buraya çağırmıştır. Yeni müzakere sürecinin iki devlet arasında olması gerektiğini söyledik. Kıbrıs Türklerinin statüsünün belirsiz kalmasını da önleyeceğini ifade ettik. Rum lideri takılmış plak gibi eski söylemlerini tekrarladı. Egemen eşitliğe karşı çıktı. Kabul etmeyeceğini genel sekreterin yüzüne söyledi. Kıbrıs Türklerinin eşitliğini koşullara bağladı. Bu koşulların temeli ise, bu eşitliği tüm bunları kabul edebilmesi için tatmin etmemiz gerekiyormuş. Bunu alaycı bir şekilde sorduğumuzu da belirtmek isteriz. Kaldığımız yerden devam etme arzusunun da samimi olmadığını anladık.

Toplantıya gelmeden önce verdiği belgelerin de fotokopisini önce inkar etmeye kalktı, sonra görünce ne yapacağını şaşırdığını gördük. Samimiyetsizliklerini yüzlerine vurmak bizim görevimizdi, gerekeni de yaptığımızı söylemek isteriz. Federasyon defterini 2017’de kapattığımızı muhataplarımıza hatırlattık. Rum Yönetimi lideri gündemi değiştirmek için Maraş’ın ve Ercan Havalimanı’nın BM kontrolüne verilmesini teklif etme cüretini gösterdi.

Yunanistan ise beklendiği şekilde federasyonu savundu. İngiltere ve Genel Sekreter bir orta yol bulunabilir mi diye zemin yokladı. Ortak biz zemin bulunamadı, bunun üzerine birkaç ay daha zemin yoklamaya devam etmek istediğini söyledi. Biz de bunu destekledik ve önümüzdeki süreçte biz sağlam duruşumuzu devam ettireceğiz. KKTC’nin bağımsızlığı, egemenliği ve eşitliği konusunda ödün vermeyeceğiz.

Cenevre toplantısı 58 yıllık Kıbrıs meselesinde tarihi bir dönüm noktasıdır. Bu uzun soluklu mücadelede Türkiye olarak KKTC ile Kıbrıs Türklerinin yanında olmaya devam edeceğiz.”

SORU-CEVAP

Bundan sonraki süreç nasıl olacak?

Ersin Tatar:

Benim egemenliğim vardır, bunu tartışmaya açmam. Bunun kabulünü istiyorum, bunun çözümüyle herkes çok şey kazanacaktır. Türkiye’ye selamlarımızı iletiyoruz. Biz haklarımızı aramaya devam edeceğiz.

Bakan Çavuşoğlu:

Bu süreçte biz 53 yıldır müzakere edilen bir modelin neden işlemediğini de anlatmaya devam edeceğiz. Kalıcı bir çözüm içinde olduğumuzu fakat dayatmaları da artık kabul etmediğimizi söyleyeceğiz.

Sadece Rum kesiminin çıkarlarını değil, KKTC’nin de haklarını kabul etmeleri gerekiyor. Önümüzdeki 2-3 aylık süreçte kararlı sürecimizi sürdüreceğiz.

Rumlar sizce tam olarak ne istiyor?

Ersin Tatar:

Federal bir çözüm söylüyorlar ama bu bizim kabul edebileceğimiz bir şey değildir. Biz bir anlaşma olacaksa mutlaka kendi devletimizin egemenliğinin tanınmasını istiyoruz. Vereceğim cevap Kıbrıs Rumların bizim noktamızdan uzak olduğu… Belgelerin sızdırılması konusunda söyleyecek hiçbir şey yoktur, karşı tarafın her zaman yaptığı oyunlardır bunlar. Orada gizli bir şey yok ama onların bu evrağı sızdırmaları ve algı yaratmak istemeleri hoş olmamıştır.

Bakan Çavuşoğlu:

Bizim için sürpriz olmadı açıkçası… Geçmişte bu işi takip eden herkes bunun yeni bir şey olmadığını görebilir. Belgenin sızdırılmasına gelince, o bakımdan ahlaki olarak da etik olarak da değişmediklerini gördük. O zaman da en gizli belgeleri sızdırdılar.

Toplantı sırasınca her yeri arayarak Türkiye ve KKTC çözüm istemiyor gibi yalana dayalı kampanyaları sürdürmüşlerdir.

Garantör ülkelerin tutumu nasıldı?

Bakan Çavuşoğlu:

Orta yolu bulmaya çalıştı, aynı şeyi İngiltere de yapmaya çalıştı. Egemen eşitlik konusunda beklentileri karşılamadığı için kendi düşüncelerimizi de paylaştık. En azından bir çaba sarf ettiler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir